bugün ne düşündüm…


bu gün ne düşündüm
Malum bu gün cuma. Ramazan da. İşin kötüsü iftara davetliyim ve istanbulun en yoğun iş bölgesinde yaşıyorum. İkitelli organize sanayi
Erken çıkalım dedik yola. Tam 1.5 saat önce yola çıktım evimden. İkitelli de aylardır yolu rahatlatmak için yapılan kavşağa geldim.
Anam anam malum durduk araba içinde bekliyoruz. Ordan korna sesi burdan bağrışma. Ters yolda gidenler, düz yolda ters gidenler. Herkes var. oruç vurmuş başa.
Hatta kavşaklar öyle bir dolu ki aklıma geldi deprem olsa ne yaparız. Kesinlikle birbirimizi keseriz.
Çocuklarım arabada. Anlam veremiyorlar milletin anlamsızca birbirine yaptıkları muameleye.
1-2 metre ilerledik nihayet 40 dakika sonra. Açılıyormu ne dedim kendi kendime.
Hayır açılmadı. Stop ettik arabayı. Yol kenarında yürüyerek bir yere gitmeye çalışan takım elbiseli abiler. Belli ki iftar olarak iş yemeğine davetliler.
Arkalarını duran arabalara vermişler fotoğraf çekiyorlar. Az ilersilerinde yumruk yumrğa kavga eden başka tipler.
Halk otobüsünün muavini var ya sanırsın ki yol onun.
Arada bir kaç vatandaş arap saçına dönmüş yolu açmaya çalışıyorlar.
Memleketimden her türlü insan manzarası var etrafımızda. Açıklayamıyorum çocuklarıma neden trafiğin arab saçı olduğunu.
Sonra bir bakıyorum herkes var ama bir tane polis ekibi yok. Allah allah diyorum kendi kendime anlam veremiyorum.
Daha sonra aklıma 155 geliyor arıyorum.
1 dakika sonra açılan bir telefon aktarıyorum durumu. Hayırdır kaza mı var diyor bana karşıdaki ses.
Bilmem diyorum ama birazdan kesin kaza çıkacak bir ekip yollasınız malum bu gün cuma ve iftar saati ve de mesai çıkışı burası da ikitelli organize.
Tamam hemen yönlendiriyorum diyor. Bir 20 dakka geçiyor bu sefer eşim arıyor 155 i. aynı konuşmalar.
Hala polis yok ama herkes var.
Bir ara yandaki arabadaki vatandaş da arıyor sanırım 155 i. Konuşmalardan anladığım kadarı ile oda dert yanıyor ve ekip istiyor.

Bari bende arayayım diyorum tekrar arıyorum kardeş ne oldu bizim ekip diye.
Telefonda ki ses değişik belli ki önceki iftara gitti.
Kardeş 1 saat oldu bir tane polis görmedik.
Ben ilk defa duyuyorum nöbeti yeni aldım hemen ilgileniyorum diyor.
Biz de bu ara bir 50 metre ilerledik.
Daha sonra en sıkıntılı kavşağın girişine kadar gelebiliyorum dur kalk ile. Tam bu sırada iftar oluyor. Kavşak sonrası yol açık görüyorum ve ümitleniyorum.
hadi az kaldı kavga etmeden şurayı bir geçsem son 20 metre. Bir bakıyorum karşıdaki cami ışıklarını yaktı.
Bende sigaramı yakıyorum. Rahatlıyorum ve son kez 155 i arıyorum kardeş ben yırttım ama arkada bir sürü olay var. Lütfen bir ekip yollayın diye.
ordan sonra son gaz floryaya geliyorum. 5 dakka da.

1,5 saatte tam 800 metre gittim ama kurdeşen döktüm 5 dakkada 8 km.
yol boyunca gözüm hep polis arıyor. Ama floryaya kadar hiç polis otosu görmüyorum. İftardalar herhalde.

Aklıma şampiyonlar ligi maçı geliyor. Ne güzel her taraf polis kaynıyordu ve kimse sıkıntı çekmedi. Demekki istenirse oluyor.
Maça yetiştirilen kavşaklar, her kavşakta polis ekipleri ne güzel di o gün ya. Gurur duymuştum valla.

İftarı yapıyoruz geri dönüş yolu başlıyor floryadan çıktım sahilden geliyorum geri. Yolun karşı tarafında bir polis çevirmesi. Ehliyet ruhsat diyor millete. Onu geçiyoruz bu sefer havaalanı sapağında başka bir çevirme. Vay be diyorum hizmete bak. Tam bu sırada bana yeşil sola kırmızı olan kavşaktan bir polis arabası önüme atlıyor. KIRMIZI da Geçiyor. Frene basmasam kaza yapacağız. Acı bir fren ve ben duruyorum. Polis abi de bana pişkin pişkin bakıyor ve yeşilköy tarafına dönüyor. Sellektör atıyorum, kornaya basıyorum dursun diye.

Artık yeter diyorum ya. Durduracağım ve kesinlikle soracağım ben kırmızı da geçsem ve sana bu hareketi yapsam ne yapardın diye. Sonra kesinlikle geceyi karakolda geçirecem.

Ama olsun dursun o yeter.Ama olsun ben bugün çok sıkıntı çektim. Sadece ben değil istanbul daki çoğu kişi. Ararsın kimse yok.. Bir de kafa yaparlar noldu kazamı oldu. 10 yaşında ki oğlum soruyor :
– baba neden akşam iftarda hiç polis abi yoktu, o kadar telefon açtın gelmediler şimdi 3 tane ayrı polis otosu. Açıklayamıyorum nedenini.
Durmuyor polis otosu pişkin pişkin devam ediyor. Çocuklarım da görüyor polis abilerinin pişkinliğini.

zaten arkamdaki siyah jeep te hemen kornaya basıyor, yürü kardeşim diye.

Bir istanbul gecesi. Ben inancımı kaybettim artık. Çocuklarıma açıklayamıyorum.

Milleti türban ile hatırla sevgili ile uğraştırıken asıl vatandaşlık hakkımız elden gidiyor. Şeriat, laiklik hikaye aslında. Benim emniyetimden sorumlu olanlar benim emniyetimi tehlikeye atıyor kırmızı ışıkta geçerek. Aradığım da kimse yok. Aramadığım da ise benim emniyetim için kontrol yapıyorlar.

Şİmdi ben nasıl izah edeceğim polis haftasında kucağındaki çocuk ile poz veren polisin, benim çocuklarımın koruyucusu olduğunu. Oğlumun inancı kaldımı ki polis abisine.
Zannetmiyorum ama hala bir ümit nedeni ile sormuyorum, konuyu bile açmıyorum.Onlarda artık sormayacaklar zaten bugün çok şey öğrendiler, bana söylemeseler bile.
Türkiyede yaşıyorlar.
Acaba diyorum polis abiler mi kabahatli yoksa onların müdürlerimi ? Müdürlerde davetlidirler şimdi bir yerde iftara. Zavallıların işleri başlarından aşkın ne yapsınlar nereye yetişsinler. Zaten kadrolarda eksik

Söz veriyorum çocuklarıma Polis abilerinin yerine. bakın diyorum bir daha şampiyonlar ligi maçı olursa böyle olmayacak.
Eyl 18 2007

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s