gençlik kime emanet…


Mustafa Kemal ATATÜRK, malum memleketi haklı olarak gençlere emanet etmişti. Ancak gençlik olarak bahse konu olan topluluğun şuan bırakın memleketi kendilerinin bile farkında olamayacak kadar konu ve problemlerden uzak olduğunu her aşamada görmek ne kadar acı veriyor bana.
Gençlik gidiyor dediğinde bile umrunda olmayan kendi öz anne ve babasından salak, eşek diye bahseden veya kendi çocuğuna geri zekalı bu ya dediği videonun paylaşım sitelerinde en çok hit alan video yapan bir nesil ile karşı karşıyayız.
Hiç bir şey bilmeden herşeyden fikri olduğunu sana ezik bir topluluk aslında. Tamamen bir converse, cips, arada kola yanına da biraz linkin park yada benzeri bir grup ekledinmi 3g telefonu da kaptımı tamamdır. Yıkılsın dünya umrunda mı?
Warcraft sevdalılarının yanına bir ara simsciler eklendi daha sonra SPORE modası çıkardılar. Peşinden ise yeni bir play station oyunu moda oluyormuş bu günler de hatta dün pazarlamasına başlanılmış. Hareketlerinize karşılık veren bir oyun işte.
Okullar desen Allah’a emanet aslında. Eğitim şart diye diye eğitime tecavüz ettiler iyice. Hatırlarım dershaneye gitmeden dereceye girerdik biz öss imtihanlarında. Dershaneye annemizin boynundan çıkardığı kolyelerin satılması ile bir kaç ay ancak gidebildik. O zamanlar kredi kartı yok ki taksit yapılsın ancak senet olayı var herkese de yapılmıyor. Koskoca istanbulda kim kime dum duma yeni başlamış. Mahallede tanımadık aileler ve çocuklar oluşmakta.
Kahveci ile berber amca bile bilmiyor bu sokaktakilerin kim olduğunu. Çok göç alıyor diyorlar ama o zaman nüfus daha 10 milyon bile olmamıştı istanbulda.
Şimdiler de bir reklam var tv de. Bir sürü saçma sapan laftan sonra burası istanbul diye dikkat çekmeye çalışan bir reklam. Pazarlama ve reklam kısmı tamamen bizden uzak olsun anlamam zaten bu işlerden. Ama kullanılan diyaloglarda genelde anne veya baba ile çocukları arasında oluşan uçurum gündemde.
Bu çok bilinen firmamız da kendi pazarlama ve marka bilinirliği hikayesi ile (nedense yurtdışında bir türlü marka olamayınca gene yurdum insanına döndü bu sene gene. seneye Allah kerim ama dedik ya anlamayız biz bu pazarlama işlerinden. ) bir güzel bu uçurumun oluşmasına katkıda bulunuyor. Hatta kendi çocukları ile yarın öbür gün kendisinin de diyalogu kalmayınca iyice durum vahiö olacak ama ne yaparsın.
Bunun yanın da geçen sen zorunlu olarak bulunduğum hastane sürecinde ise bir takım hastaların yanın da malesef genç nesilden kimseler yoktu. sanırsınız ki çocuklar okulda ve ders çalışıyorlar iyide kardeşim
ne alakası var git okulda yoklama al kesinlikle dersten kaçmıştır… Kaçmayanlar ise kantinde obozite kavramını haklı çıkarmaya gayret ediyorlardır.

Eskiden hatırlardım bilmem nerdeki lisede panel yapılmış ve bu konuda bir sürü doçent katılmış diye duyardık. Uzak olmasa gidip dinlemek isterdik. Hatta şehirler arası yolculuklar ile tiyatrolara giderdik kültür faaliyeti anlamında. O zaman profesörle bu zaman ki gibi elini sallasan kadar yok zaten, nadir en fazla bir kaç tane.

Şimdilerde az gayret etseydim sanırım bende prof olmuştum. Durum o kadar vahim aslında. Ben kim profesör olmak kim. Ama işte az gayret ve biraz da istek olabilseydi ülkeme akademik kariyer anlamında da etiketimle de hizmet verebilecektim.

Bilimsel bir çalışmanın olup olmadığı aslında kimsenin umrunda değil. Kim ne yapacak veya nasıl kontrol edecek ki bu durumu.
Ben gene döneceğim gençlere.
Özellikle facebook ve twitter modasında dalgalanan sayın gençlerimiz, Atatürk’ün mirası üzerinde bu günlerde sanırım iyice kafa patlatıyor.
Garip bir yazım dili. Harfleri yutulmuş ve en çok Kullanılan D ve X harfleri. Hiç bir anlamı yok aslında. Eski mısır yazılarına gülen gençlik onlarda ki anlam bütünlüğü anlamaya vakit ayıramadan kendi anlamsız dillerini oluşturdular.

Güldüğünü belli etsen ne olur belli etmesen ne olur. Ya fikrin öenmli değil mi senin.
ama televizyonda yaş 15 yarışması var.
onlardan yola çıkıyoruz. işte.

Bu arada babası ile beraber cinayet işlediği iddia edilebilen gençlerimizde var tabi. eee nasıl olacak bu işin sonu peki.

Git gide durum vahim den öteye gidiyor aslında.
Atatürk haklı olarak gençlere emanet etmiş vatanı, ama ya gençler onlar kime emanet.
Hükümete mi.
Şovmen muhalefete mi.
Eğitim kadrosu desen cık oda olmaz.
Yargı daha beter durumda onlara birinin mukayet olması lazım bu günlerde.
Askerden hiç bahsetmeyelim ,onların işleri başlarından aşkın. Tatbikatlar yoğun.
Polis desen kendi derdinde.
Belediyeler nerde mi salla onları birdaha ki seçime kadar gelmez onlar.
İmamlar desen onların çoğunluğu zaten artık ticari hayata girmiş durumda.
Öğretmenler dershane transferleri arasında sıkışıp kaldılar.
Sivil toplum örgütlerinde ise sadece örgüt faaliyeti kalmış topluluk ile zaten alakaları yokki gençler ile olsun.
Vatandaş ise yastık altından yemekle ile meşgul. Eskiden kemer sıkar öyle yaşalardı artık ne kemer kaldı ne de semer.

Ben sokaklarda göremiyorum artık emanetin bilincinde olan genç. Sorumluluk zaten almak istemiyorlar. Versen de alamazlar ki zaten.

Hay aklım lütfen ya. ne gereği var düşünüyorum ben bunları. Battı balık yan gider deyip çek battaniyeyi üstüne kardeşim havalar soğudu. Malum gribin domuzu da ortalık ta bu ara. Salla sen uyumana devam.

Gençler ne yapsın ki büyüklerinin durumu ortada işte.
Hay aklım benim ne gereği var ya.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s